Klasikler niçin vazgeçilmez?

 

Kastamonu Lâhikası’ndan ne öğrenilir?

 

Taraftar haykırıyor: Futbolumu geri verin!


Yazarla didişmeden okumayı özledim


İRFAN KÜLYUTMAZ


RECAİ GÜLLAPDAN

   

SON DAKİKA

Finans    Hava    Okur Hattı    Çizgi Yorum    Mizah    Künye    Reklam    Arşiv-Arama

IN ENGLISH

Cuma Ertesi 06.04.2006  PERŞEMBE

Kapalıçarşı’daki ‘Deli Kız’ın hikayesi

Küreselleşmenin böyle de bir yönü var. Serbest piyasa kurallarının geçerli olduğu Kapalıçarşı’da, Türk halk kültürün, Türk sanatının bekçisi bir Amerikalı.

New York’lu Linda Caldwell, esnafın tabiriyle ‘Deli Kız’... Eğer bugünlerde Kapalıçarşı’ya yolunuz düşerse mutlaka “Deli Kızın Yeri”ne uğrayın. Burada tarihî çarşının 8 yıllık esnafı Linda Caldwell’in kendi elleriyle yaptığı iğne oyalı aynalar, tokalar, bebekler, kadife çantalar ve Osmanlı motifli şemsiyeler sizi hayrete düşürebilir. Daha da hayret verici olan ise Caldwell ile konuşmaya başladığınızda duyduklarınız olacaktır. Artık o kadar ‘içeriden biri’ olmuş ki cep telefonu müziği Candan Erçetin’in bir parçasıyla çalıyor örneğin. O kadar Türk gibi düşünmeye başlamış ki Türkiye’de ölmek istiyor. Her şeyden önemlisi rengarenk el yapımı ürünlerin işçiliğini de yapan Caldwell’in çarşı esnafının artık unuttuğu geleneksel ticari ahlaka da sıkı sıkıya bağlı olması. Ürünleri fix fiyattan yerli ve yabancı müşteriye ayrım gözetmeden satıyor. Diğer esnaf maliyet üzerine yüzde elli kâr koyarken o masrafları karşılayacak kadar kâr koyuyor. Çünkü onun için önemli olan bir anda çok kazanmaktansa bir ömürlük müşterilere sahip olmakmış.

Deli Kızın Yeri’ne gelen Türk müşterileri genellikle “Biz kendi değerlerimizin kıymetini bilmiyoruz. Siz bizden daha çok sahip çıkıyorsunuz.” diye hayıflanıyormuş. Caldwell’in bu Türk müşterilere cevabı ise “Yabancı farklı bir gözle bakar. Bir Türk Amerika’ya gelince bize dair şeylerin değerini dışarıdan farklı bir gözle daha iyi değerlendirir. Gelenekselden günümüze daha iyi yol yapar. Benim için daha önce hiç görmediğim harika şeyler bunlar; oysa bir Türk bunların içinde doğduğu için ona sıradan geliyor bana mucize gibi görünen güzellikler.” oluyormuş. Yaptığı ürünleri ABD’ye de ihraç etmeyi düşünmüş Linda. Ancak can sıkıcı gümrük sorunları ve sadece üç kişilik bir ekiple çalışıyor olması bu projenin yarım kalmasına neden olmuş. Türklerin Amerikan malı tutkusuna anlam veremediğini söyleyen Caldwell; “Türkiye hakkında beni en çok şaşırtan; her yerde bankamatik görmek, McDonalds, Pizza Hut, Coca Cola görmek. ABD’de ne kadar berbat şey varsa hepsini buraya taşımışsınız. Bir Türk börek varken neden böyle şeyler yemek ister hiç anlayamıyorum. Maalesef Türkiye çok şey kaybediyor kendi kültüründen.”diyor. Linda Caldwell Türk vatandaşlığına da başvurmuş; fakat başvurusu reddedilmiş. Ama vazgeçmiyor. Yeniden deneyeceğini söylüyor Caldwell’in Türkiye’ye geliş macerası ise oldukça ilginç: 1973’te eşinin Yalova Karamürsel Amerikan Askerî Tesisi’ndeki görevi nedeniyle İstanbul’a yerleşmiş. Türkiye’yi çok beğenen Bayan Linda, eşini emekliliğinde İstanbul’da yaşamaya ikna etmiş. Anadolu’da dolaşmadığı yer kalmayan Caldwell, her gittiği bölgede Türk sanatına dair örnekler toplamış. 1997’de Arnavutköy’de açtığı ilk atölyesinde annesinden küçük yaşta öğrendiği dikiş becerisine Türk motiflerini ekler. Böylece ortaya birbirinden güzel günlük kullanılan eşyalar çıkmış. Bir süre önce Arnavutköy’deki atölyeyi kapatıp sadece Kapalıçarşı’daki şubede satışa devam eden Linda Caldwell yakınlarda ‘Junior’, yani çocuk şubesini de açmış. İki şubede 800 çeşit ürün pazarlıyor. Pazar günleri dışında 08.30-19.00 arası açık olan dükkanda en düşük fiyatlı ürün 1 dolar, en yüksek fiyatlı ürün ise 150 dolara satılıyor. Bez bebek şeklinde mutfak torbalığı, nihale, peçete yüzükleri, bebek şeklindeki kapı durduracakları, rüzgar kesen bebek kapı altlığı en çok ilgi çeken ürünler arasında bulunuyor. Kedi şeklinde çocuk yastıkları, balık şeklinde ev eşyaları, geleneksel şekilde hazırlanmış iğne oyalı, dönen derviş şeklindeki ağaç süsleri de özel ilgi çeken ürünlerin başında geliyor. Mekan Cemil İpekçi, Hande Ataizi ve yurtdışından gelen devlet başkanlarının uğrak yerlerinden birisi.

18.03.2006
FATMA DURMUŞ

 

Habere yorum ekle      Yazıcı uyumlu sayfa      Arkadaşıma gönder





PDF formatında indirmek için tıklayınız

 
Cuma Ertesi
  Ajanda
  Aktüel
  Alışveriş
  Gezginin Mutfağı
  Gezi
  Moda
  Röportaj
  Şehir
  Yazarlar
  Yemek


Copyright© 1995-2006 Feza Gazetecilik A.S. / Fevzi Çakmak Mah. 34194 Yenibosna / İSTANBUL
Tel:+90 (212) 454 1 454 (pbx) Fax: +90 (212) 454 14 67 e-posta: okurhatti@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Bilgi İşlem ve İnternet Servisi tarafindan hazırlanmaktadır.