Arnavutköy'ün
Amerikalı delisi
NERGİZ
YÜKSEL
Boğazın
en güzel semtlerinden Arnavutköy'de Amerikalı Linda Caldwell'in
açtığı 'Deli Kızın Yeri'nde iğne oyasından kadife çantalara pek
çok şey bulunuyor
Amerika'dan
gelip Türkiye'ye yerleşti ve burada Türk el sanatları üzerine bir
mağaza açtı. Linda M. Caldwell yıllar önce eşinin işinden dolayı
Türkiye'ye gelmişti ve burayı çok sevdi. Eşi emekli oldu ve buraya
yerleştiler.
Arnavutköy'de
bulunan mağazada yerli kumaşlar, iğne oyası ile yapılmış değişik
motifler, elle işlenmiş ipek örtüler gibi ürünler yer alıyor. Bunların
dışında, kadife gece çantaları ve şallar, telefon kılıfları, çaydanlık
örtüleri, etnik mıknatıslar, bardak altlıkları, kartvizitler için
özel kıılflar, iğne oyası ile yapılmış yastık çeşitleri, mause pad'ler,
valiz kimlikleri gibi eşyalara da rastlıyoruz.
Linda
M. Caldwell, ilginç mekânı 'Deli Kızın Yeri'ni anlattı.
-
Neden Türkiye?
Bütün dünyayı
dolaştım ama Türkiye'yi çok sevdim. Problemler var ama her ülkede
var bu sorunlar. Buradaki herkes birbirine karşı daha iyi niyetli.
Türkiye'yi çok seviyorum, aşık oldum.
-
Newyork gibi büyük bir şehirden geldiniz. Buraya ilk geldiğinizde
yabancılık çektiniz mi?
Türkiye'ye
ilk geldiğimde burası bana hiç yabancı gelmedi. Burada beni çeken
bir şeyler vardı. Sanki hep burada yaşamışım gibi bir şey bu. Alışamama
gibi bir problem yaşamadım. Çok çabuk adapte oldum.
-
Türkiye'ye yerleşmeden önce de bu tür el sanatlarıyla uğraşıyor
muydunuz?
Başka memleketlerde
de bu tür el sanatları yaptım. Mesela Suudi Arabistandayken de oranon
motiflerini kullanoyordum. Ama bu kadar çok çeşit kullanılamıyordu,
motifler sınırlıydı. Develer ve çöl motifleri gibi.
-
Bu işe başlama fikri nereden çıktı?
Birden bire
oldu. Daha önceden aklımda olan bir şey değildi. Boş oturmayı sevmiyorum.
Herkese hediye verdim, artık hediye verecek kişi kalmadı, ben de
satmaya başladım. Talep de fazla olunca devam etmeye karar verdim.
-
Arnavutköy'ü seçmenizin özel bir nedeni var mı?
Arnavutköy
çok güzel. Eski İstanbul gibi. Böyle bir dükkan için en uygun yerin
burası olacağını düşündüm. Gerçi çok fazla kişi gelmiyor; zaten
gelenlerin de çoğu turist.
-
Buradakı insanların yaklaşımı nasıl oldu?
Buradaki insanları
çok seviyorum, onlar da beni çok seviyor. Burada benden başka bir
deli Amerikalı yok. Buraya yerleşip böyle bir iş yapmamı çok ilginç
buluyorlar. Çok yakın davranıyorlar. Bir sene önce bir adam geldi
ve bana çok kızdı. Burayı bir çok kişinin bar ve kahve tarzında
bir yer sandığını söyledi. Belki de o yüzden geç saatlerde gelenler
oldukça fazla. Hatta o kadar ilginç ki burada oturup da 2 sene sonra
gelenler bile var.
-
İsmi neden 'Deli Kızın Yeri'?
Sezen Aksu'nun
'Deli Kızın Türküsü' albümünden esinlendim. Bunun için bir çok arkadaşımla
tartıştım. Onlar 'çılgın kızın yeri' olmasını istediler; ama ben
böyle olması konusunda inat ettim. Söylenişi daha güzel, sanki denizi
anımsatıyor. Ve nitekim benim istediğim oldu.
|